gülay başarır
5 Takipçi | 13 Takip
30 01 2010

kabak koyu/likya yolu

20009 Ağustos tatildeyiz , karar kabak koyunu görmek,kızımızın önerisiyle koyulduk yola ,kızımızın iki arkadaşıda katıldı,gençler neredeyse biz oradayız,çocuklarla geçen her saniyenin tadı inanılmaz güzel.Resimde gördüğünüz toros dağına tırmanıyoruz,offf,offf çok yüksek tahmini 2000 metre,korkuyorummmmm.
Ödüm patlayacakk,duralım biraz,her ne kadar kendimi yol kitabımı okumaya odaklasamda,içimden bir ses çok yükseldik diyor,uçaktamıyız arabadamıyız,biraz nefes alalım diyerek yol kenarına çektik arabayı,manzara süperrrrrrrrrrr. 
Bu çıkışın inişi muhteşem olacak,inişe geçmek yükselmekten daha iyidir,haydi bu kadar mola yeter.

Çık,çık bitmeyen dağ ,susadık bir su alalım diye gittiğimiz market evde bitti (burası köyde bir ve tak ev evin ön odasını minik market yapmışlar su,bisküvi konserve gibi pratik ihtiyaca cevap veren ürünler satıyorlar)

Evin sahibi orta yaşlı karı koca,çok sıcak kanlı insani duyguları yoğun çift bizi evlerinin incir ağaçlarıyla dolu ön bahçesine ve asma ağaçlarla, salkım üzümlerle dolu arka bahçesine davet ettiler.Amannn yarabim,ne görüyoruz,manzara dehşet güzel,insanın düş sınırlarını zorlarcasına,tahminlerin ötesinde bir arka bahçe.

Bayıldık biz buraya,şaşkına döndük,bi okadarda misafir perver insanlar,bizi sanki çook öncelerden bu yana tanıyorlarda bu gün onlarla buluşmaya gelmiş gibi ağırlandık,insanlık ölmemiş,oysa günümüz hayatımızda öylesine ne oldum delisi olmuş bir insan güruhuyla yaşadığımızdan,böylesi dost kucaklamalar,neyi var neyi yoksa paylaşmalar,çoktann büyük şehir yaşamında yok olan duygular,kıymet bilmezliklerden sonra,iyi geldi bu misafir perver ev sahibi karı koca dost insanlar.

Kimimiz üzüm yedi,kimimiz incir,bende ev sahibinin satmak için toplayıp kurutmaya çalıştığı ada çayını ve kekiklere ilği duydum,hemen iki avuç elime aldığım gibi ben bunları satın alıyorum diyerek paketlettim,evtttt Ankarada çaylarımı demleyip içtiğimde bu güzel manzara ve buranın nefis kokusunu hatırlamak mutlu edecek beni,manzaralı çay bunlarrrr,çayın manzarasına para ödeyecek olsaydım sanırım ömrüm boyunca böyle manzara eşliğinde kurutulmuş çaya sahip olamazdım.

Bir gün yolunuz buralara düşerse mutlaka bu güzel manzaralı evin sahibi insanlara vakit ayırın,sizde bu güzel duyguları yaşayın derim.Hemen size ulaşımı anlatmalıyım,fetiye terminalin önünden faralya/kabak dolmuşları geçiyor veya kendi aracınızla fetiyeye gelip kabak koyuna yani kabak köyüne çıkacaksınız sonra aracınızı köye bırakıp koya bir saat 40-50 dakika yürüyerek inceksiniz tüm zahmetlere değiyor,unutmayın köyde market eve uğrayın dünya şirini ve iyisi vede insani duyguları yozlaşmamış çiftte konuk olun.Afiyet olsun kızım gözdoşum,iyiki senin planına uyup buralara geldik.

Kızımın arkadaşı,can dostumuzun kızı Didem,Didemde foto köşemizde kendine bir anı aldı.



Patika yollardan koya bu manzara eşliğinde indik.

çok geniş bir alandayız yolumuzu kırmızı beyaz boyalı taşları takip ederek buluyoruz.

Arabamızı kabak köyünde bıraktık buralara arabayla inmek yasak ve güç,sadece çok acil inişler için veya çıkışlar için  iki tane jip var koyda (kamplardan birine ait )kiralayıp işini görüyorsun.

Biraz sırtımızı dinlendirme molası verelimmi?kaybolmamak için yerdeki kırmızı beyaz boyalı taşları takip ederken vede ağaçlara uzanıp keçi boynuzu toplarken sırtımız ağrımış.

Cennetteyim yol boyu ada çayları,kekikler vede keçi boynuzu ağaçlar,ballı,ballı keçi boynuzlarının birini ısırıp diğerini alıyorum,muhteşemmm.

Dikkat çocuklar kaybolmayalım,toplanalım ara sıra,patika yollar ve irili ufaklı taşlar,şakamaka iyi ter attık.

Koya tahtil için gelenler son derece doğal bir ortamda tahtil yapıyorlar ,yatma kalkma barınma ihtiyaçları kamplar karşılıyor,bu resimde gördüğünüz kampın banyosu,beton duvarlarla örülü taş evyeler yok,her ihtiyaç kendi doğallığı içinde yaşanıyor.

kamptaki yataklar bir sedir üstünde şilte yatak üstünde sinekten böcekten korunmak için cibinlik,duvarlar bez perde,son derece sağlıklı ve doğal.Alttaki resim duvarları perdeli doğal odanın dıştan görünümü.

Koya dünyanın dört bir yanından tahtil yapmaya gelen turist gençlerde çoğunlukta,helede bir çift vardı kucaklarında 2 aylık bebekleri vardı,çok afedersiniz ister istemez oha dedim ,annelik içgüdümle ya bu çocuk buralarda isal olursa ya ateşlenirse ne yapar bu gençler nasıl baş ederler böylesi minik bebekle diyerek epeyice endişe duydum kendi içimde,ehh her şey birazda cesaret ve teslim olmak diye içime serin sular serptim.

koyda otel motel yok her şey son derece doğal ortamı içinde yaşanıyor.

oleyyyyyyyyyy kabak koyundayız,deniz süperrr,mis gibi oksijen kokusu alıyorum.çok terlemişim eteğimi boynuma sarıp,terimden korunuyorum,ne inişti ammaa.

koya indiğimizde karşımıza çıkan ilk kamp,nasıl arkada taş ev ,etrafta çiçek,böcek,sebzeler,renk cümbüşü,bir elim zafer bizde der diğer elimde topladığım kekikler ada çayları,tanıdığım yabani otlardan bir tutamcığı,arkamdaki ağaçta  ne var ,zeytinlerrr.

 

279
0
0
Yorum Yaz